Rinoplasti

Rinoplasti (Burun Estetiği)

Rinoplasti Nedir? Neden İhtiyaç Duyulur?

Burun yüzümüzün ortasında ve en önde olmasından dolayı yüz güzelliğinin en dikkat çeken parçasıdır. Günlük hayatımızda, sosyal ilişkilerimizde karşımızdaki kişinin yüzümüzde en önce fark ettiği kısımdır. Dolayısıyla burnumuzun düzgünlüğü ve yüzümüzle uyumu ya da şekilsel bozuklukları ve yüzümüzün genel bütününe uyumsuzluğu kişilerin ilk odaklandığı yerdir. Verdiğimiz ilk izlenim, imajımızın önemli bir parçasıdır. Elbetteki burnumuzun şekli toplumdaki konumumuzu ve saygınlığımızı belirlemez. Kişiliğimiz, birikimlerimiz, iletişim becerilerimiz çok daha önemlidir. Bununla beraber özellikle günümüz dünyasında öne çıkan/çıkarılan görsel algının belirleyiciliği ve görünümün önceliği yadsınamaz bir gerçekliktir. Burundaki fark edilir şekil bozukluğu, beraberinde kişide özgüven eksikliği gelişmesine sebep olabilmektedir. Kişi aynaya baktığında yüzün genel bütününden uzaklaşıp sadece burnuna odaklanabilir, bazen sadece burnundaki şekil bozukluğu sebebiyle aynaya bakmaktan kaçınabilir, bulunduğu ortamda herkesin burnuna baktığını düşünebilir, fotoğraf çektirmekte isteksiz olabilir.

Bu noktada burun şeklinin düzeltilmesi ve yüzle uyumunun sağlanması ihtiyacı hissedilir. Rinoplasti burun şeklinin kalıcı olarak değiştirilmesi, düzeltilmesidir. Rinoplasti ile burnunuzun büyüklüğü, şekli ve oranları değiştirilebilir. Burun şeklini oluşturan kıkırdak ve kemik yapılara yeniden şekil verilir. Burunda kemer varsa düzeltilebilir, burun orta hattan sağa veya sola sapmışsa orta hatta getirilebilir, burun ucu düşükse kaldırılabilir, kalkıksa düşürülebilir, darsa genişletilebilir, genişse daraltılabilir, asimetrik ise simetrik hale getirilebilir, burnun yüksekliği azaltılabilir veya artırılabilir, burun delikleri genişse daraltılabilir, burun kökü basıksa doldurulabilir, yan duvarlar çökükse desteklenebilir, burnun alt kısmı sarkıksa düzeltilebilir.

Burada unutulmaması gereken en önemli konulardan biri burnumuzun esas fonksiyonunun nefes almak olduğudur. Burundaki şekil bozukluğuna çoğu zaman burun tıkanıklığı şikayetinin eşlik ettiği görülür. Özellikle eğri burunlarda burun içini düzeltmeden yalnızca burun dışını düzeltmek zor, çoğu zaman imkansızdır. Ünlü burun cerrahı AUFRICHT’in dediği gibi “Where the septum goes, there goes nose” (Septum nereye giderse burun oraya gider). Aslında bu sözün terside doğrudur. Dolayısıyla rinoplastide başarılı bir estetik ve fonksiyonel sonuç için burun içini ve dışını bir bütün olarak düşünmek ve değerlendirmek gerekir. Yine de rinoplasti ile yapabileceklerimizin bir üst sınırı vardır. Rinoplastide aşırı kıkırdak ya da kemik çıkarılması ya da uygun olmayan planlarda kemik müdahaleleri normal olan nefes almayı daha da bozabilir. Burun şeklini değiştirirken nefes alma fonksiyonunu korumak, dahası burun tıkanıklığı varsa rinoplasti esnasında mutlaka düzeltmek gereklidir.

Burun şeklinden memnun olmayan, burnuyla ilgili ne istediğini ve ne istemediğini bildiğinden emin, isteklerini doktoruyla açıkça paylaşabilen, ameliyat sürecini ve sonuçlarını anlayan, ameliyat sonrası yeni burnu ile yaşamında nelerin değişebileceğinin ve nelerin değişmeyeceğinin farkında olan, ameliyatın faydaları yanında riskleri ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olan, kızlarda 16 erkeklerde 17 yaşın üzerinde olan kişiler rinoplasti için uygun adaylardır. Ameliyat öncesi görüşme, değerlendirme ve ameliyata karar verme aşamalarında doktorunuzla iletişiminiz ve motivasyonunuz çok önemlidir. Ameliyat öncesi estetik ve fonksiyonel değerlendirme, fotoğraf analizi ve problemlerin tespiti, operasyon planı, greft ihtiyacı ve kullanımı, ameliyat sonrası süreç ve muhtemel komplikasyonları detaylı ve açık bir şekilde konuşmak gerekir. Unutmayın ki başarılı bir ameliyat süreci sadece cerrahın deneyimi, bilgi ve becerisi ile değil aynı zamanda sizin de istek, motivasyon ve sabrınıza bağlıdır. Ben ameliyat öncesinde  birkaç kez zihnimde ameliyatı yaparım, olası güçlükleri ve nasıl gidereceğimi önceden planlarım.

Rinoplasti yüz plastik cerrahisinde en zor operasyonlardan biridir. Standart bir rinoplasti yoktur, her hasta, her yüz ve her burun bir bütün olarak düşünüldüğünde birbirinden farklı anatomik yapıda ve kendine özeldir. Dolayısıyla her hasta için ayrı planlama gerektirir. Estetik ve fonksiyonel deformitelerin eksiksiz tespiti, iyi bir tasarım ve cerrahi plan, bunu gerçekleştirmek için yetenek ve en önemlisi deneyim gerekir. Her açıdan iyi görünen ve yüzün diğer yapıları ile dengeli bir burun hedeflenir. Cerrahın sanatsal becerisi, burun cerrahileri ile ilgili eğitim ve deneyimi, kendini geliştirme arzusu başarılı bir sonuç için en önemli etkenlerdir. Bunun yanında estetik ve fonksiyonel olma ilişkisindeki denge çok iyi korunmalıdır. Şahsi olarak rinoplasti ameliyatlarında aşırı rezeksiyonlardan kaçınıyor, yapısal desteği korumaya çalışıyor ve hastalarımda yaşamları boyunca sürecek doğal bir görünüm elde etmeye çalışıyorum.

Ameliyat Öncesi Değerlendirme?

Estetik Değerlendirme;

Önce gözlem; nefes alırken burun kanatları ve yan duvarlarında çökme olup olmadığı (burun valfi), burun cildi( kalınlığı) değerlendirilir. Sonra burun kökünden başlayıp dudağa kadar burnun kemik ve kıkırdak yapıları muayene edilerek değerlendirilir. Burun kemikleri (kısa nazal kemik var mı, sertlik, kalınlık, burun kemeri, eğrilik, düzensizlik, asimetri), burun kıkırdakları (şekil, konum, büyüklük, kalınlık, esneklik, asimetri, fazlalık, eksiklik, burun ucu desteği, düşüklük, kalkıklık, eğrilik, genişlik, dolgunluk), burun tabanı ve burun delikleri (genişlik, darlık,asimetri, burun kenarlarında çekiklik) değerlendirilir. Burun-alın ve burun-dudak açısı, burnun yüzdeki ve kendi içindeki oranları değerlendirilir.Gülerken ve konuşurken üst dudak ve burun ilişkisi, burun kaslarındaki gerilme ve kasılmalar dikkatle değerlendirilir. Alt çene ve ucudeğerlendirilir. Burun şekli ile ilgili olarak alından başlayarak dudağa kadar burundaki şekil bozuklukları veya düzelmesi istenen ayrıntılar konuşulur.

Fonksiyonel Değerlendirme;

Burun tıkanıklığı olup olmadığı, varsa daha çok hangi tarafta olduğu, sabit mi değişken mi olduğu, normal nefes almada mı derin nefes alma veya efor sarf ederken mi olduğu öğrenilir. Daha sonra burun içi muayenesine geçilir. Burun septumu (eğrilik, kayma, kıkırdağın kalınlığı ve miktarı), burun etleri (büyüklük ve anatomik varyasyonlar), burun valfi, polip, sinüzit vs. varlığı değerlendirilir. Klasik burun içi muayenesinde burnun arka kısmındaki problemlerin %40 ı gözden kaçar. Bu nedenle mutlaka endoskopik muayene ile burnun arka kısmının ve geniz bölgesinin görülmesi gerekir.Gerektiğinde burun ve sinüs tomografisi çekilir.

Fotoğraf Çekimi ve Bilgisayar Analizi

Standart fotoğraf çekiminde burun; önden, alttan, sağ yan(profil), sağ oblik(45°), sol yan(profil), sol oblik(45°) olmak üzere 6 farklı açıdan fotoğraf çekilir.

Ben standart fotoğraf çekimi haricinde gülerken ve yukarıdan da burnun fotoğrafını çekiyorum. Gülerken çekilen fotoğraf burun ve dudak ilişkisini gösterirken, burundaki orta hattan sapmalar en iyi yukarıdan çekilen fotoğraflarda görülebiliyor.

Daha sonra fotoğraflar bilgisayara aktarılır, özel bir program sayesinde yüzünüze en uygun burun şekli tasarlanır. Bu tasarım, ameliyatı planlamada oldukça yardımcı olur. Ancak bilgisayarda oluşturulan görüntü ile ameliyat sonucunun birebir aynı olamayabileceği, son derece yakın bir görünüme ulaşılabileceği bilinmelidir.

Ameliyat öncesinde sürekli kullandığınız ilaçlar, kronik hastalıklar (hipertansiyon, şeker hastalığı vs.), daha önce geçirilmiş ameliyatlar, alerji, kanama problemi gibi konularda mutlaka doktorunuzu bilgilendiriniz.Ameliyattan 10 gün önce aspirin ve benzeri (naproksen, ibuprofen,..) kan sulandırıcı ağrı kesicilerin, A vitamini, Gingo biloba’nın kesilmesi (morluk ve şişliği artırabilirler), 5 gün önce alkolün kesilmesi (ödemi artırabilir), sigaranın kesilmesi (yara iyileşmesini geciktirir, anestezi sonrası akciğer problemlerini artırır, enfeksiyon riskini artırır) önerilir.

Rinoplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Son yüz yılda bilim ve sanattaki değişimle beraber rinoplasti yaklaşımı ve anlayışı da değişmiştir. Önceleri rinoplasti ameliyatı burnun küçültülmesi (redüktif rinoplasti) şeklinde uygulanmaktaydı. Redüktif rinoplastide fazlaca kıkırdak ve kemik çıkarılıyor ve küçük bir burun elde ediliyor, burun iskeleti yapısal olarak zayıflıyordu. Erken dönemde bu durum hastalar için oldukça tatmin edici iken yıllar geçtikçe burunda gelişen yapay ve orantısız görünüm hastaları mutsuz etmekteydi. Ayrıca burnun birçok yapısal destek mekanizması zayıfladığından nefes alma problemleri de gelişmekteydi.

Günümüz modern rinoplasti anlayışında küçültme değil yeniden şekillendirme prensibi kabul görmektedir. Bunun için sadece gerektiği kadar eksizyon (kıkırdak veya kemik çıkarılması), sütür (dikiş) ve greft teknikleri uygulanmaktadır. Benim rinoplastideki felsefem ve hedefim; estetik olarak güzel, çekici ve yüzün bütünü ile orantılı, yapısal olarak sağlam ve kalıcı, fonksiyonel olarak da rahat nefes alan bir burun elde etmektir.

Kapalı ve Açık Yaklaşım Nedir?

Neredeyse son 50 yıldır rinoplastinin açık mı kapalı mı yapılması konusu tartışılmaktadır. Burada şunu baştan bilmek gerekir; açık ya da kapalı yaklaşım, ameliyat tekniği değil burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşmak için kullanılan yoldur. Açık veya diğer adıyla Eksternal yaklaşımda kolumellaya (burun deliklerini birbirinden ayıran yapı) ters V veya W şeklinde yapılan küçük bir kesi sonrası cilt kaldırılarak burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşılır. Ameliyatın son aşamasında ciltteki kesi dikilerek kapatılır. İyileşme sonrası bu kesi izi normalde fark edilmez. Ancak çok yakından ve dikkatli bakıldığında fark edilebilir. Kapalı yaklaşımda ise tüm kesiler burun içinden yapılır. Burada açık veya kapalı yaklaşımdan biri diğerinden daha iyidir diye bir kural yoktur.  Ben burnun durumuna göre bu yaklaşımların her ikisini de uyguluyorum. Örneğin orta hatta kemerli bir burunda, burun ucu simetrik ve düzgün ise kapalı yaklaşımı tercih ediyorum. Kapalı yaklaşımın avantajı;burun ucu (tip) destek mekanizmalarını pek bozmaması, daha az travmatik olması, iyileşmenin daha kısa sürmesi, ameliyat sonrası ödemin daha çabuk düzelmesi, burun ucunda his kaybı olmaması olarak sayılabilir. Eğri burunlar, major revizyon gerektiren burunlar, burun ucunda belirgin asimetrisi olan burunlarda ve yarık dudak rinoplastisinde açık yaklaşımı tercih ediyorum. Açık yaklaşımın avantajı ise burnun tüm kıkırdak ve kemik yapılarına hakim olunabilmesi ve her türlü greft ve sütür (dikiş) teknikleri uygulamalarına olanak sağlamasıdır.Ameliyat süresi burnun şekline ve yaklaşıma göre 1-4 saat sürer. Benim için önemli olan ameliyatın süresi değil sonucudur.

Ameliyat Sonrası Süreç nasıldır? Nelere Dikkat Etmeliyim?

İlk 2 gün boyunca göz çevresi ve yüzde şişlikte artış olabilir. Şişlik ve morluğu azaltmak için 2 gün boyunca hasta başı yüksekte olacak şekilde 2 yastıkla (30-45 derece) yatmalı, uyanık olduğu zamanlarda saatte bir 10-15 dakika buz veya donmuş bezelye tatbiki uygulanmalıdır. 3.günden sonra şişlikler azalır, yavaşça yanaklara doğru iner 5-7. günden sonra kaybolur. Morarma ise hastanın cilt yapısına, kemiklerin kalınlığına, ameliyatın süresine, ameliyatta kullanılan aletlerin hassasiyetine göre değişik oranda görülür. Morluk gelişirse 10-14 gün içinde giderek azalır ve kaybolur. Süreci hızlandırmak için bazen morluk giderici kremler kullanılabilir. Morluk gelişiminde burun kemiklerine yaklaşım ve kullanılan cerrahi aletler önemlidir. Ben rinoplastide kemikleri kırmaktan ziyade kesmeyi tercih ediyorum, bunun için 2-3 mm lik keskin osteotomlar (kemik kesiciler) kullanıyorum. Hastalarımın sadece %20 sinde morlukla karşılaşıyorum.İlk 2-3 gün sızıntı şeklinde burun kanaması olur, 3. Günden sonra sümükle karışık akıntılar olur.

Ameliyattan 1 hafta sonra burun dışındaki tespit materyali (thermal splint veya alüminyum alçı) çıkarılır. Kontrolleri ve pansumanı yaptıktan sonra burna cilt renginde bantlar yapıştırılır. Bu bantlar 1 hafta boyunca tutulur. Bantlama, hem ödemindaha çabuk azalmasını hem de burnun korunmasını sağlar.

Ameliyat bitiminde burun içine yumuşak silikondan yapılmış esnek tamponlar konulur (doyle splint). Bu tamponların ortası boruludur, kurumuş sümük veya pıhtı ile tıkanmazsa tamponlu iken de burundan nefes alınabilir. Ameliyatın kapsamına göre (rinoplasti ile beraber septoplasti, burun eti küçültülmesi, vs.) 3-5 gün sonra tamponlar çıkarılır. Çıkarma işlemi 10-15 saniye sürer ve ağrısızdır. Bazı hastalarda burun mukozası ve septum eriyen dikişlerle birbirine dikilerek tamponsuz ameliyat yapılabilir. Ancak silikon tamponlar hem kanamayı, hem de ameliyat sonrası burun içinde yapışıklık gelişme riskini azalttığından tercih edilir. Tamponlar çıkarıldıktan sonra birkaç hafta burun içerisinde kabuklanmalar olur. Rinoplasti ile beraber burun etleri küçültülen hastalarda kabuklanma daha uzun sürebilir. Günde 4-5 kez serum fizyolojik veya tuzlu suyla burun yıkama yaparak bu kabuklar yumuşatılabilir. Sonrasında genize doğru çekerek veya hafifçe sümkürerek çıkarılabilir. Burun girişindeki kabuklar oksijenli su veya antibiyotikli kremlerle yumuşatılıp temizlenebilir.

 Ameliyattan sonra hafif-orta düzeyde ağrı olabilir. Bu ağrılar normal ağrı kesicilerle rahatlıkla giderilebilir.

1 hafta- 10 gün sonra fazla efor sarf etmeden çalışabilir, okula gidebilirsiniz. 1 ay sonra ağır sporlar hariç normal sporunuzu yapabilirsiniz. Spor yaparken mutlaka burnunuzu travmalardan korumanız gerekir.En az 2 ay süreyle güneşten korunmanız (yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanın), gözlük (güneş gözlüğü dahil) kullanmamanız önerilir. Doğrudan güneş ışığına maruziyet hem ödemin geç düzelmesine hem de ciltte kalıcı lekelenmelere neden olabilir. Gözlük ise sürekli baskı oluşturarak burun kemiklerinde kayma ve çökmeye neden olabilir.

Ne Gibi Komplikasyonlar Görülebilir?

Ameliyat esnasında veya ameliyat sonrasında bazı komplikasyonlar görülebilir.

 Fonksiyonel, estetik veya her ikisi ile ilgili komlikasyonlar görülebilir. Sıklıkla az rezeksiyon, aşırı rezeksiyon ve /veya simetri problemleri olur. Bazen anormal skar (nedbe) gelişebilir.

Ameliyat esnasında görülebilen komplikasyonlar;

● Anestezi komplikasyonları

● Kanama; Ameliyat öncesinde tansiyon kontrolü, kan sulandırıcıların kesilmesi, ameliyat esnasında düşük tansiyon sağlanması, ameliyatta doku planlarının korunması ve dokulara nazik davranma bu ihtimali azaltır.

Ameliyat sonrasında görülebilen komplikasyonlar;

● Kanama; Ameliyat sonrasında müdahale gerektiren kanama %1 den az görünür.

 ● Enfeksiyon

 ● Septal hematom veya apse; Burun septumunda kıkırdak ile üzerindeki mukoperikondrium denen örtünün arasında kan birikmesidir. Biriken kan bekledikçe enfekte olur ve apse gelişebilir. Septum kıkırdağı bu örtüden beslendiği için erkenden kanı veya iltihabı boşaltmak gerekir.

 ● Septum perforasyonu; Her iki burun deliğini birbirinden ayıran burun bölmesinin (nazal septum) tam kat delinmesidir. En sık nedeni burun ameliyatları (septum cerrahileri) komplikasyonlarıdır. Kabuklanma, kanama, burundan nefes alırken ıslık sesi duyulması, burun tıkanıklığı, ağrı, burun ve geniz akıntısı gibi semptomlar görülebilirken, hastaların bazılarında hiç bir şikayet olmayabilir.

 ● Burun içinde yapışıklık (sineşi); En sık septum ile alt konka (burun eti) arasında olur. Burun tıkanıklığına neden olabilir.

 ● Dikiş ve Kesi problemleri; Çok nadir görülmekle beraber erken dönemde dikişlerde kopma veya erime, geç dönemde vücudun dikişleri reddetmesi ve atmaya çalışması görülebilir. Yine nadiren ciltteki kesi yerlerinde belirgin iz, burun içi kesilerin iyileşmesinde skar (nedbe) gelişimi görülebilir.

Nefes alma ve diğer fonksiyonel komplikasyonlar nelerdir?

Primer rinoplasti hastalarının yaklaşık %15-25 inde ameliyat sonrasında burun valfinde daralma ve nefes alma problemleri görülür. Estetik olarak tatminkar bir sonuca ulaşan hastalar başlangıçta bu sorunu pek önemsemezken yeni burunlarına alıştıktan sonra yaşam kalitelerindeki düşüşü belirgin biçimde hissederler. Bunu önlemek için ameliyat esnasında burun valfinde daralma görülen hastalarda mutlaka valf bölgesinin greft ile desteklenmesi gerekir.

 

Estetik komplikasyonlar ve başarısızlıklar?

● Eğri burnun devam etmesi; Primer ve revizyon rinoplastide en becerikli cerrahlarda bile olabilir.

 ● Burun ucunda düşme; Burun ucu (tip) desteği sağlanan ameliyatlarda böyle bir durum görülmez.

 ● Domuz burnu (pig snout); Aşırı rezeksiyonda ve burun ucu fazla kaldırıldığında burun delikleri fazlaca görünür hale gelir ve domuz burnu görünümü oluşur.

 ● Alar retraksiyon-kollaps, Valv yetmezliği; Burun yan kıkırdakları fazlaca alınırsa burun iyice daralır, nefes alırken yan duvarlar içeri çöker, burun mandalla sıkılmış gibi görülür.

 ● Pollybeak (papağan burnu-gagası) deformitesi; Burun kemerinin kıkırdak kısmının az alınması burundaki problemin devam etmesine veya pollybeak (papağan burnu-gagası) deformitesine neden olur.

 ● Açık çatı deformitesi; Burun kemikleri yanlardan tam kırılmazsa burun sırtında açıklık ve çukur oluşur.

 ● Saddle nose (semer burun) (boksör burnu);  Burun orta bölmedeki (septum) desteğin kaybı sonucu burun sırtının çökmesiyle oluşur. Septumun aşırı rezeksiyonu sonucu oluşur, önlemek için en az 1,5 cmlik L şeklinde kıkırdak destek bırakmak gerekir.

 ● Ters V deformitesi ve Orta çatı kollapsı; Burun kemik ve kıkırdak birleşiminde ters V harfi şeklinde gölgelenme olur ve nefes alma güçlüğü olur. Önlemek için özellikle burun kemikleri kısa olan hastalarda dikkat edilmeli, burun orta çatısı greft ile desteklenmelidir.

Aslında primer rinoplastideki estetik komplikasyonlar ve başarısız sonuçlar revizyon rinoplastinin sebepleridir.

Başarı Kriterleri ve Başarı Oranları Nelerdir?

Rinoplasti ameliyatının sonucunda 3 farklı durum olabilir;

1. Hasta mutlu-Doktor mutlu (ideal sonuç),

2. Hasta mutlu-Doktor mutsuz (doktor daha iyisini yapabileceğini düşünüyor),

3. Hasta mutsuz-Doktor mutsuz (başarısız sonuç).

 Rinoplastide estetik ve fonksiyonel başarı % 85-90’ın üzerindedir. Ameliyat öncesi burnun durumu, cerrahın deneyimi ve becerisine göre hastaların %7-15 inde düzeltme (revizyon) ameliyatı gerekebilir. Revizyon rinoplasti ayrı bir başlıkta detaylı olarak anlatılmıştır.

 Rinoplasti hastasının burnunda nelerin değişeceğini ve bu değişimle beraber hayatında nelerin değişmeyeceğini çok iyi anlaması gerekir. Gerçekçi beklentileri olmalıdır. En yetenekli ve deneyimli cerrahlarda dahi sonuçların garantili olmadığı gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerekir.

Merak Edilen Konular?

İdeal Burun Nasıl Olmalıdır?      

Aslında standart bir ideal burun anlayışı yoktur. Toplumların sosyokültürel ve etnik yapısına göre ideal kavramı farklılıklar gösterebilir. Buna yaş ve cinsiyeti de eklemek gerekir. Dahası tarihsel süreç boyunca ideal veya güzel burun kavramı değişim göstermiştir. Her ne kadar standart bir ideal kavramı olmasa da doğadaki birçok canlıda ve insan bedeninde “altın oran” (1,618) denen oranlara yakın görüntüler güzel ve estetik olarak kabul edilir. Leonardo da Vinci (1452-1519) den beri vücudun ve yüzün ideal oranlarının birçoğu esasen altın orana uymaktadır.

Yüzümüz ve burnumuzda da altın oranlar vardır. Örneğin; Ağız genişliği ile burun genişliği, burun uzunluğu ile burun projeksiyonunun oranları altın orana denk gelir. İdeal bir yüzde; yüz yatay planda 3, dikey planda 5 eşit parçaya bölünür. Burnun yüzün diğer yapıları ile ve burnun kendi içinde ideal oranları vardır. Ameliyatta bu oranlar dikkate alınır. Kadında ve erkekte burnun diğer yüz yapıları ile açıları ve oranları farklılıklar gösterir. Örneğin; Nazofrontal (burun-alın) açı 115–130º, Nazolabial (burun-dudak) açı 90-120º dir. Bu açıların kadınlarda daha geniş erkeklerde daha dar olmaları uygundur. Sonuç olarak ideal burun; estetik olarak yüzün diğer kısımları ile uyum içinde ve doğal görünümlü, fonksiyonel olarak ise rahat nefes alan burundur.

Nasıl Bir Burnum Olacağını Ameliyat Öncesi Görebilirmiyim?

Ameliyat öncesi çekilen fotoğraflar bilgisayara aktarılarak, özel bir program sayesinde yüzünüze en uygun burun şekli tasarlanır. Bu tasarım ameliyatı planlamada oldukça yardımcı olur. Bilgisayarda oluşturulan görüntünün ameliyat sonrasındaki burun şekliyle birebir aynısı olamayabileceği ancak son derece yakın bir görünüme ulaşılabileceği bilinmelidir.

Rinoplasti Hangi Yaşlarda ve Mevsimde Yapılır?

Fizyolojik alt yaş sınırı kızlarda 16, erkeklerde ise 17 dir. Ancak rinoplastide sadece fizyolojik yaş değil psikolojik yaşta önemlidir. Kişi rinoplasti gibi burunda ve yüzde kalıcı bir değişiklik oluşturan kararı verebilecek ve sorumluluğunu üstlenebilecek psikolojik erginliğe de ulaşmış olmalıdır. Hastanın genel durumu ve anestezi açısından engeli yoksa rinoplastide üst yaş sınırı yoktur. Rinoplasti her mevsimde yapılabilir. Yazın yapıldığında en az 2 ay güneşten korunmaya ve gözlük takmamaya dikkat edilmelidir.

Anestezi Tercihi?

Rinoplasti; genel anestezi, lokal anestezi veya intavenöz sedasyon dediğimiz tam uyutulmadan yapılabilir. 1-1,5 saati geçmeyecek ameliyatlar lokal veya sedasyonla yapılabilir. Tercihim, hem hastanın konforu hem de benim rahat çalışabilmem için genel anestezidir. Kaldı ki genel anestezi günümüzde gerek deneyimli anestezi uzmanlarının artışı gerekse anestezi cihazları ve ilaçlarındaki gelişmelerle çok daha güvenli hale gelmiştir. 

Açık, Kapalı Teknik Nedir? Hangi Durumda Hangisi Tercih edilir? Burnumda İz Kalır mı?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki açık ya da kapalı teknik terimi, ameliyat tekniği değil burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşmak için kullanılan yoldur. Açık veya diğer adıyla Eksternal yaklaşımda kolumellaya (burun delikleri arasındaki yapı) ters V veya W şeklinde yapılan küçük bir kesi sonrası cilt kaldırılarak burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşılır. Ameliyatın son aşamasında ciltteki kesi dikilerek kapatılır. İyileşme sonrası bu kesi izi normalde fark edilmez, ancak çok yakından ve dikkatli bakıldığında fark edilebilir. Kapalı yaklaşımda ise tüm kesiler burun içinden yapılır. Burada açık veya kapalı yaklaşımdan biri diğerinden daha iyidir diye bir kural yoktur. Ben burnun durumuna göre bu yaklaşımların her ikisini de uyguluyorum. Örneğin orta hatta kemerli bir burunda, burun ucu simetrik ve düzgün ise kapalı yaklaşım tercih ediyorum. Kapalı yaklaşımın avantajı; burun ucu (tip) destek mekanizmalarını pek bozmaması, daha az travmatik olması, iyileşmenin daha kısa sürmesi, ameliyat sonrası ödemin daha çabuk düzelmesi, burun ucunda his kaybı olmaması olarak sayılabilir. Eğri burunlar, major revizyon gerektiren burunlar, burun ucunda belirgin asimetrisi olan burunlarda, yarık dudak rinoplastisinde açık yaklaşımı tercih etmekteyim. Açık yaklaşımın avantajı ise burnun tüm kıkırdak ve kemik yapılarına hakim olunabilmesi ve her türlü greft ve suture (dikiş) teknikleri uygulamalarına olanak sağlamasıdır. KBB uzmanı olarak bana gelen hem primer hem de revizyon rinoplasti hastalarının çoğunda komplike sorunlar ve nefes alma problemleri olduğundan, yarıdan fazlasını açık yaklaşımla ameliyat ediyorum.

Ağrılı Bir Süreçmidir?

Rinoplasti sonrası hafif-orta düzeyde ağrı olabilir. Bu ağrılar normal ağrı kesicilerle kolaylıkla giderilebilir.

Ameliyat Ne Kadar Sürer?

Ameliyat süresi burnun şekline ve yaklaşıma göre 1-4 saat sürer. Greft ihtiyacı olursa ve  septum dışında kulak veya kaburgadan karşılanacaksa süre daha da uzayabilir. Benim için önemli olan ameliyatın süresi değil sonucudur!

Ameliyat Sonrası Tampon Konulmalı mıdır? Tamponsuz Yapılabilir mi? Tampon Ağrılımıdır?

Burun septumuna herhangi bir müdahale yapmadan sadece rinoplasti yapılmışsa burna tampon koymak gerekmez. Septuma veya konkalara (burun etleri) da müdahale yapılmışsa tampon koymak gerekir. Günümüzde artık yumuşak silikondan yapılmış esnek tamponlar kullanılır (doyle splint). Bu tamponların ortası boruludur, kurumuş sümük veya pıhtı ile tıkanmazsa tamponlu iken de burundan nefes alınabilir. Ameliyatın kapsamına göre 3-5 gün sonra tamponlar çıkarılır. Çıkarma işlemi 10-15 saniye sürer ve ağrısızdır. Bazı hastalarda burun mukozası ve septum eriyen dikişlerle birbirine dikilerek tamponsuz ameliyat yapılabilir. Ancak silikon tamponlar hem kanamayı, hem de ameliyat sonrası burun içinde yapışıklık gelişme riskini azalttığından tercih edilir.

Tespit Materyalleri Nelerdir?

Rinoplasti ameliyatı sonunda yeni burun şeklini sabitlemek, cilt altı dokularda kan birikimini önlemek, şişlik ve ödemi azaltmak, burnu olası travmalardan korumak için burun dışına tespit materyali konur. Önceleri bu tespit alçı ile hazırlanırken günümüzde thermal splint, alüminyum atel gibi hazır tespit materyalleri daha sık tercih edilmektedir.

Morluk Her Hastada Olur mu? Olursa Ne Kadar Sürede Geçer?

Her hastada morluk olmaz, olanlarda da aynı derecede olmaz. Morarma hastanın cilt yapısına, kemiklerin kalınlığına, ameliyatın süresine, ameliyatta kullanılan aletlerin hassasiyetine ve en önemlisi uygun anatomik planda çalışıp çalışmamaya göre değişik oranda görülür. Şişlik ve morluğu azaltmak için 2 gün boyunca hasta başı yüksekte olacak şekilde 2 yastıkla (30-45 derece) yatmalı, uyanık olduğu zamanlarda saatte bir 10-15 dakika buz veya donmuş bezelye tatbiki uygulanmalıdır. Morluk gelişirse 10-14 gün içinde giderek azalarak kaybolur. Süreci hızlandırmak için bazen morluk giderici kremler kullanılabilir. Ben rinoplastide kemikleri kırmaktan ziyade kesmeyi tercih ediyorum, bunun için 2-3 mm lik keskin osteotomlar (kemik kesici) kullanıyorum. Hastalarımın sadece %20 civarında morlukla karşılaşıyorum.

Ne Zaman İşe ve Normal Sosyal Yaşantıma Dönebilirim?

Eğer burun dışındaki bantları kozmetik açıdan sorun etmiyorsanız 10. günden sonra fazla efor gerektirmeyen işlerde çalışabilirsiniz. Okula gidebilirsiniz.Tamponlar çıkarıldıktan 1-2 gün sonra seyahat edebilirsiniz. 1.aydan sonra hafif sporlar yapabilirsiniz, yüzebilirsiniz. İlk 2 ay doğrudan güneşe çıkmamanız ve gözlük (güneş gözlüğü dahil) kullanmamanız önerilir. 20 günden sonra cinsel yaşantınıza dönebilirsiniz. Ancak ilk 1 ay burnunuzu korumaya özen göstermelisiniz.

Ne Zaman Normal Nefes Alırım?

Burun içindeki ödemin ve kabuklanmaların kaybolduğu ortalama 15-20 günden sonra normal nefes alabilirsiniz.

Alerjik Rinitim Var. Rinoplasti Zorluk Çıkarır mı?

Alerjik rinit ameliyata engel değildir. Ameliyat sonrasında gerektiğinde ilaçlarla alerjik şikayetler kontrol altına alınabilir.

Ameliyattan Sonra Burna Masaj Yapmalımıyım? Neyi Düzeltir?

Rutinde masaj gerekmez. Cilt-cilt altı ödemin fazla olduğu durumlarda faydalı olabilir. Ancak ameliyattan kaynaklanan yapısal bir bozukluk masajla düzelmez.

Burun Ucu Ameliyattan Sonra Düşer mi?

 Burun ucu (tip) desteği sağlanan ameliyatlarda böyle bir durum görülmez. Ancak ameliyat sonrası erken dönemde bantlar ve şişlikler nedeniyle burun ucu çok kalkık gibi görülebilir. Birkaç hafta sonra normale döner.

Rinoplasti ile Beraber Başka Hangi Ameliyatlar Yapılabilir? (sinüzit, polip, konka, deviasyon) İyileşmeyi Nasıl Etkiler?

Rinoplasti ile beraber burun içindeki her türlü probleme yönelik ameliyat yapılabilir. Zaten burun estetiği yapan KBB doktoru ne estetik ne de fonksiyondan vazgeçebilir. Rinoplasti ile beraber septoplasti, konka cerrahisi, endoskopik sinüs cerrahisi (sinüzit, polip varlığında), septum perforasyonu tamiri ameliyatları yapılabilir. İlave işlemler ameliyatın süresini uzatır.

Rinoplastide Deri Neden Önemlidir? İnce veya Kalın Derinin Avantaj ve Dezavantajı Nedir?

Cilt ve cilt altı yumuşak doku, kıkırdak ve kemik yapıları örten önemli bir yapıdır. Özellikle ince ciltli hastalarda burun sırtındaki küçük düzensizlikler veya burun ucundaki kıkırdak yapılar belirgin olarak fark edilirken normal cilt kalınlığı olanlarda bunlar fark edilmez. İnce ciltli hastalarda bu sorunun oluşmaması için ezilmiş kıkırdak greft, temporal fasiya veya gerektiğinde alloderm kullanıyorum. Alloderm hücre içermeyen insan dermisidir (derinin alt tabakası) ve FDI onaylıdır. Birçok kozmetik uygulamada (dudak dolgunluğunu artırma, skar revizyonu ve rinoplasti gibi) kullanılabilir. Rinoplastide ince deri ile greft arasına konarak ilave kamuflaj sağlanır. Kalın cildi olanlarda ise burun ucunu stabil tutmak ve derinin ağırlığını taşımak için güçlü kıkırdaklara ihtiyaç vardır. Kalın derililerde şişlikler daha geç düzelir (lenfatik drenaj geç düzelir), bazen 2 yıl sürebilir.

Zor Burun Nedir?

Kolay rinoplasti yoktur. Ancak eğri burun, revizyon rinoplasti, yarık dudak rinoplastisi ayrı bir tecrübe gerektirir.

Tip Problemleri Nelerdir? Tip Cerrahisi veya Tipplasti Nedir?

Bazen burnun genelinden ziyade sadece burun ucu (tip) bölgesinde şekil bozukluğu olabilir. Burun ucu kıkırdaklarında asimetri, genişlik, darlık, belirgin çıkıntılı bölgeler, düşüklük, yükseklik vs. olabilir. Burnun geri kalan kısımları normalse sadece burun ucundaki şekil bozukluklarını düzeltmeye “tipplasti” denir.

Osteotomisiz (burun kemiğini kesmeden) Rinoplasti Yapılabilir mi?

Çok hafif bir kemeri olanlarda, dar burnu olan seçilmiş vakalarda burun kemiklerini kesmeden rinoplasti yapılabilir. Bu gibi durumlarda törpü ile kemer biraz alınabilir, burun köküne konan greft ile burun sırtındaki kemer algısı azaltılabilir.

Burun Son Şeklini Ne zaman Alır?

İlk 1 ayda burun %70 şeklini alır. 1.yılın sonunda %90 şeklini alır.

Ameliyat Sonrası Kontroller ve Takip Süresi Nedir?

Pansumanlar bittikten sonra 1. 3. 6. ayda ve 1. yılda hastalarımı görmek istiyorum.

Ameliyatsız Burun Estetiği Ne demektir?

Dolgu maddeleri ile burundaki küçük kusurları kamufle etmeyi ifade eder. Kullanılan dolgu maddesine göre 3-9 ay etkisi sürer. Dolgu maddesi emildiğinde tekrarlanabilir.

2014 - 2019 © Copyright REVİZYON RİNOPLASTİ Tüm hakları saklıdır.